1.560 Okundu

Trump’a

Bayım,

Sözlerime selam ile başlamayacağım.

Zira selam; selameti, esenliği, adalet ve barışı arzulayan ve ona hizmet edenler içindir.

Siz ise aksine, seleflerinizin de bir adım ötesine geçerek, işgalci ve terörist bir devletin, İsrail’in, mazlum Filistin halkına yıllardır uyguladığı terörü meşrulaştıran, bütün İslam ve Hristiyan alemini hiçe sayarak, asırlardır Müslümanların itinayla koruduğu üç ilahi dinin kutsal mekanlarını barındıran Kudüs gibi kutsal bir şehri, sorumsuz ve hoyratça bir tutumla, kutsala saygısı olmayan terörist ve korsan bir devletin başkenti ilan eden bir kararın altına imza atmakla zaten olmayan bir esenliği, olmayan bir adaleti, olmayan bir barış ve selameti daha da kasvetli bir hale getirdiniz.

Bayım,

Bu hakkı nereden aldınız, bu ne cüret? diye sormayacağım; zira onun kaynağı belli. Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, pazularınız(!)

Evet pazularınıza güveniyorsunuz…

Ancak size şunu hatırlatırım ki pazu, hakla hukukla, zeka ve fikirle bir arada olduğunda bir anlam ifade eder. Sizde ise bunların hiç biri yok!

Ancak hindi gibi kabarıp kızarıyorsunuz.

Bayım,

Bu sözleri salt hakaret için söylediğimi düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.

Zira böyle bir kararın altına sorumsuzca imza atarak, hem tarih cahili olduğunuzu, hem siyaset, hem inanç, hem de müslüman halklarla rejimlerini tefrik etmek hususundaki basiretsizlik ve cehaletinizi tescillemiş oldunuz.

Bayım,

Siz bu meseleyi ticaret hayatınızdan alışık olduğunuz üzere, bir ihaledeki rakiplerinizi rüşvet ya da tehdit ile saf dışı bırakıp istediğiniz şartlarda işi almak gibi bir şey zannettiniz galiba!

Zannettiniz ki Suudi Arabistan’ı, Mısır’ı, BAE’ni, Bahreyn’i bir şekilde ayartırsam, Katar’a, Lübnan ve İran’a gözdağı verirsem, Türkiye’yi kurduğunuz teatral mahkemelerde yargılayarak sıkıştırırsam bu işi kotarırım….

Ve yine zannediyorsunuz ki; Kudüs meselesi salt Arapların bir meselesidir, Arapları susturursam bu meseleyi çözmüş olurum…

Siyaset tarihinden, milletlerin karakterlerinden habersiz olduğunuz, fikir, inanç ve kültür konusunda ise cahil olduğunuz buradan belli.

Bayım,

Şunu bilin ki, bütün Araplar Kudüs’e ihanet etse ve yeryüzünde tek bir Müslüman kalsa da Kudüs’ten vazgeçmez.

Anladın mı? Vaz-ge-çe-mez!

Zira Kudüs bir ırk, bir coğrafya meselesi değil, bir iman, ebede kadar devam edecek bir dava, ruh ve mana planında cereyan eden bir varlık- yokluk meselesidir.

Bu davanın bir müminin hayatındaki yerini ve ehemmiyetini anlamak istersen, sana Kutsal Kitabımızda, Burûc suresinde Ashab-ı uhdud kıssasını okumanı salık veririm.

O zaman anlarsın İsrail’in ateş ve ölüm kusan tanklarının önüne ellerindeki taşlarla karşı duran Filistinli genç ve çocukların yüreğindeki cesaretin cevherini…

Anlarsın, ayağından çıkardığı terlik ile namlusunu kendisine doğrultan İsrailli askerin üzerine pervasızca yürüyen Filistinli kadının, elindeki bastonuyla namluların önüne geçen Filistinli ihtiyarın yüreğindeki o şecaati…

İmandır o cevher bayım iman!

Senin bilmediğin, senin anlamadığın, senin tatmadığın şey yani…

Elleri ve gözleri bağlı silahsız bir Filistinli çocuğun ancak 20 silahlı İsrailli askerle götürülebileceğinin nedenini anlardın o zaman.

Anlardın, şu ezeli ve ebedi hakikati bileydin şayet:

“… Sizden yirmi tane sabırlı er bulunsa onların iki yüzüne üstün gelir ve siz yüz kişi olsanız kâfirlerin bin tanesine üstün olursunuz…” (Enfal: 65)

Bire on…

Hele bunlar Yahudi olunca, bire yirmi, bire otuz bayım.

Hatta silahsız bir çocuk 20 silahlı askerinize karşılık geliyor.

Bu pazu gücü değil bayım, bu iman gücü!

Bildiniz mi şimdi?

Bayım,

Hülasa karar vermişsin “Kudüs İsrail’in başkentidir”…

Be hey gafil!

Kudüs’ün kararı göklerden verilmiş, senin kararın kaç yazar!

Kudüs, Peygamberlerin ve son peygamber Hz. Muhammed(as)’in şehridir.

Büyük Üstadımızın dediği gibi,

“Ve Kudüs şehri. Gökte yapılıp yere indirilen şehir

Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri

Altında bir krater saklayan şehir”

Anladın mı bayım, anladın mı?

Bir Cevap Yazın