usta ve üstat (2)

4. gençler hangi insan hangi genç var ki kendisinde olsun bir istidat bir tohum ve ekilmeye müsait bir toprak edep ihlas arzu ve sabır girsin mesela bir üstat necip fazıl’ın ruh ve fikir atölyesine oradan bütün kıvamıyla bir dava eri çıkmasın bir dava eri ki iman küfür davasında serhattan serhada koşmasın …….. muhal   yahut […]

usta ve üstat (1)

1. usta ve üstat ne kadar elleri öpülesi ne kadar önlerinde saygıyla eğilesi ne kadar ayaklarına yüz sürülesi iki kelime iki mefhum iki müşahhas ve mümtaz insan seçkini bugün ne de çok muhtacız varlıklarına bugün ne de çok duçarız onların yokluklarında meşakkate ve ıstıraba   kılavuzlarını yitiren kervanlar gibi nasıl da şaşkın nasıl da serseri […]

‘Göklerin Çektiği Kartal’

  “bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik… ‘zaman bendedir ve mekân bana emanettir!’ şuurunda bir gençlik…” “…bu gençliği karşımda görüyorum. maya tutması için otuz küsur yıldır, devrimbaz kodamanların viski çektiği kamıştan borularla ciğerimden kalemime kan çekerek yırtındığım, kıvrandığım ve zindanlarda çürüdüğüm bu gençlik karşısında uykusuz, susuz, ekmeksiz, başımı secdeye mıhlayıp bir ömür Allah’a hamd etme […]

Yoksulluk İçimizde

Hayatın her alanında rikkat, nezaket ve letafetten yoksun bir kabalık ve yüzeysellik, özgünlükten beri bir taklitçilik almış başını gidiyor. Her şeyi sıradanlaştıran bir kesret dönemi yaşıyoruz. Bilginin çok, bilgiye ulaşmanın kolay olduğu, lakin gerçek anlamda ‘eserin’ ortaya çıkmadığı bir zaman dilimindeyiz. Çünkü eser, malzemenin çokluğuyla değil, çekicini eline alıp ona şekil verecek, ince ince dokunuşlarla […]

Uluslararası İslami İlimler Üniversitesi Kurmanın Tam da Zamanı Değil mi?

Bugün İslam dünyası için en temel ve acil ihtiyaçlardan biri, İslam tefekkürünün yeniden ihyasını sağlayacak, onu ilim temelinde ve çağın ihtiyaç ve gerçekliğine uygun olarak yeniden ele alıp esaslı bir zemine oturtacak fikir insanlarını, üstat ve âlimleri yetiştirmek, bunları Dünyanın dört bir yanına yaymaktır.   Çünkü tarihin hiç bir döneminde olmadığı kadar bugün İslam dünyası […]

İslami İlimlerin Ortaya Çıkışı ve Mezheplerin Teşekkülü (II)

(Devam) (Bundan önceki yazımda, Cenab-ı Allah’ın Hicr 9. ayette, “Zikr’i biz indirdik ve muhakkak ki onun koruyucuları da biziz” buyururken, buradaki “Ez-Zikr”den maksat sadece Kur’an’ın metni olmadığını (vallahu a’lem), bir bütün olarak dinin kendisi olduğunu ve bunu da ulemanın eliyle muhafaza altına aldığını söyledikten sonra, bu muhafazanın nasıl tecelli ettiği ile ilgili ilmi sürecin teşekkülünü […]

İslami İlimlerin Ortaya Çıkışı ve Mezheplerin Teşekkülü (I)

(1) Bu yazıda ele alacağım hususlar, daha önce yazdığım “Neo Haricilik Tehlikesi Ciddiye Alınmalıdır” yazısının devamı niteliğindedir. Bugüne kadar yaptığım okumaların bana sağladığı imkan ve oluşturduğu kanaat çerçevesinde, “neo hariciler” diye tabir ettiğim kesimler tarafından bugün hedef tahtasına konulan, hadis, sünnet, mezhepler ve İslam kültür ve medeniyetini var eden Müslüman tefekkürü ya da aklını (en […]

Neo Haricilik Tehlikesi Ciddiye Alınmalıdır

Son yıllarda, İslam inancının omurgasını oluşturan Kur’an, Sünnet ve bu iki kaynak esas alınarak İslam hukukunu ve Müslümanca yaşama pratiğimizi (muamelat) bir “Usül” üzerinden tanzim edip bir formata dönüştüren ulemayı ve onların ortaya koydukları “Usüller” etrafında oluşan ve her biri en az bin yıllık köklü bir geleneğe, sağlam damarlara ve geniş kitlelere sahip olan mezhepleri […]

Din, Devlet, Toplum ve Bireye Dair

Ak Parti iktidarının, son on üç yılda, Türkiye’nin siyasi ve toplumsal hayatında yaptığı en önemli işlerden biri, siyasete yeniden bir itibar ve değer kazandırmış olmasıdır. Hatırlayalım! Daha yakın zamana kadar yapılan anketlerde, güven sıralamasında, siyaset kurumu en son sırlara düşüyordu. Birinci sırayı ise %80’lerin üzerinde Genelkurmay alıyordu. Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya rastlamadım; ama Ağustos […]

Kur’an Ayı Ramazan

Beşeri hayatımızın bütün gerilim ve kasvetine, bütün kirlilik ve ifsadına, bütün acı, keder ve merhametsizliğine rağmen, Allah’ın günleri, geceleri ve ayları pür merhamet ve şefkat, pür bereket ve ihsan, pür mana ve maneviyat ile yüklü olarak kendi mecrasında deveran edip durmaktadır. Zavallı insanoğlu, bu uçsuz bucaksız evrende bir zerre mesabesinde olan bu yerküre üzerinde, süfli […]

İnsan II

İnsan hakkında yazıp konuşmak, derin bir tecessüs ile ruh, fikir ve gönül dünyası içerisinde gezinmek, dünyamızdan daha gerçek, daha tesirli iklimini, farklı mevsimlerini hissetmek, gecesini gündüzünü yaşamak, her bir hassası bir millet, bir kültür kadar karmaşık ve derin olan, bir gücü ve iktidarı olan, duygu, arzu, ihtiras ve iştiyak diyarlarında dolaşmak ne acayip bir sergüzeşttir! […]

İnsan I

Hep merak etmişimdir: bir an için zaman dondurulsa ve o anda insanların zihinlerinde ve gönüllerinde cereyan eden düşünceler ve hisler bir beyaz perdeye yansıtılsa nasıl bir manzara çıkardı ortaya acaba? Zahiren yan yana, aynı ortamda, aynı mevzu ve sohbetle alakalı insanların bile zihinleri ve gönülleri nasıl bir tablo sergilerdi, kim bilir? Herhalde gördüklerimiz karşısında afallar […]

Medya Cini

Son iki asır, insanlığın hayatına kattığı birçok devasa buluşlar ve göz kamaştırıcı icatları vardır ama bana sorarsanız, bunların başında, medyanın sektörel bir güç olarak ortaya çıkması gelir. Özellikle de görsel medya ve internetin keşfiyle birlikte… Öyle ki, bir milat olarak kabul edilebilir ve gelecek nesiller, “medya öncesi çağ ve medya sonrası çağ” diye çağların tasnifinde […]

Tarih Gücü

Tarih… O efsane, o kadim ruh, ne kadar kurtulmaya, unutmaya, unutturmaya çalışsanız da peşinizi bırakmaz, bir gölge gibi ardınızdan gelir, kimi zaman önünüze geçer, sizden daha çok gerçek olur ve bir gölge gibi adımlarını izlersiniz. Hatıralar, hafıza, her zaman yaşanacak olandan, hayallerden daha güçlü, daha etkileyici bir rol oynar hayatta. Dilde kuraldır; geçmiş zaman ifade […]

Zaman, Yeni Bir Zamana Gebedir Bu Topraklarda!

Mucizeleri saymazsak, bir yönüyle hayat biteviye bir doğma ve doğurma eyleminden ibarettir. Her şey bir şeye gebe; gece gündüze gebe; gündüz geceye, bulut yağmura, yağmur buluta… Mevsimler de öyle; bahar yaza, yaz sonbahara, sonbahar kışa… Zaman da her zaman başka bir zamana gebe; çağlar, tarih, toplum sürekli bir doğma ve doğurma faaliyeti içerisinde. İnsanlar çeşit […]