Binbir Gece Masalları

“Affedersiniz bayım, daha iyi bir Dünyaya giden bir tren var mıdır?”   Kondüktör, önünde duran çocuğun tavrındaki asaleti, gözlerindeki masumiyeti ve bir şimşek parıltısı gibi, bir kaybolup bir çakan umut ışığını bir müddet seyrettikten sonra, mahzun ama bu ışığı söndürmek istemeyen bir eda ile ona cevap verdi: Var çocuğum! Her çocuğun içinde özlemini duyduğu o […]

Yusuf ve İtfaiye Arabası

  – Xâlo! Hışş, Xâlo! Itfa! Itfa! Hârik! Itfa! “Xâlo”yu anlıyordum, Kürtçe “dayı” demekti. “Hârik” ise, Arapça “yangın”, onu da biliyordum. Ama, “ıtfa”nın ne anlama geldiğini bilmiyordum. Önüme beyaz bir kâğıt ve bir de kalem koymuştu. Bir bana, bir kâğıda bakıp parmağıyla kâğıdı göstererek, “Itfa! Itfa!” diyordu. Annesine baktım, ne diyor. Meğer itfaiye arabası çizmemi […]

“Takvimü’l-Efkâr İçin, Takvimü’l-Lisan Zarurettir”

Samimiyetin dili de, dilin samimiyeti kadar önemlidir. “Özü ve sözü bir olmak” tabiri, farklı bir cihetten, aslında böyle bir manayı da içermiyor mu? Yani, öze münasip ve onun mertebesinde, onu temsile layık bir dil… Bir ışık huzmesi nasıl ki kristal bir avize içerisinde bir başka coşuyorsa, terkibindeki her bir renk, her bir tayf, nasıl ki […]

Hüzn ü Hazan

1. Gene bir Hazan mevsimi Tabiat bir kez daha kemâl-i hürmet ile vazifesini kusursuz tamamlayıp semerâtını takdim ettikten sonra tam bir teslimiyet tam bir sekînet ve vakar ile yavaş yavaş vedalaşıp bir sefere çıkmanın hüznünü yaşatıyor kalanlara Yapraklar son canlarını da teslim edince hafiflemiş ve sararmış bir ten halinde havada lerzan kavisler çizerek bir bir […]

Cehennemî Düşüncelerin Ağına Yakalanmak

Bir insanın en zavallı, en aciz ve en korunaksız olduğu vakitler ne zamandır bilir misiz? Geceleri… Evet, gündüzün debdebesi, meşgale ve gürültüsü içerisinde fırsat bulamayan bütün hain düşünce ve fikirler, bir köşeye çekilir, siner, bütün varlığın sessizliğe büründüğü, uykuya daldığı bir anda, avına saldırmak için pusuya yatmış bir leopar gibi, gizlendikleri karanlık mahfillerden çıkarak zihninize […]

Hüznün de Resmini Yapabilir misin Abidin?

Nazım Hikmet, ünlü ressam Abidin Dino‘ya; “sen, mutluluğun resmini yapabilir misin abidin?” demişti. Özünde metafizik manalar çağrıştıran bir soru sormuştu. Keşke burada kalsaydı; bu ünlü şiirini sadece bu mısra ile tamamlamış olsaydı, gerisini getirmeseydi ve “Dünya Edebiyatı” tarihinde, bu tek mısralık, bu harikulade şiiriyle eşsiz ve benzersiz bir saltanat kursaydı. Zira her ne kadar şekil […]

Kar ve Çocuk

Ne zaman kar yağsa, muhayyilem, otomobillerin ön camlarındaki sensörlerin bir ıslaklık hissettiklerinde silecekleri harekete geçirmesi gibi, harekete geçer ve beni çocukluk yıllarımın o karlı günlerine götürür. İlk karın yağışını, nasıl da bir bayram coşkusu ve heyecanıyla karşılardık! Sevinçten yüreğimiz pıt pıt atar, adeta beyaz kelebekler gibi uçuşur, aheste ve titrek yağan kar taneciklerinin arasına karışır […]

Ey Sevgilim, Ey Gece!

Islak ve serin bir sonbahar pazarı… Dün geceden beri tembel tembel yağan yağmur, havaya bir ıslaklık ve serinlik katıyor. Buna bir de dışarıdaki, daha çok ameliyathanelerde gördüğümüz o soğuk ve griye çalan buz mavisi loşluk eklenince, serinliğin ötesinde, insanda bir üşüme hissini oluşturuyor. Güneş ise bir köy odasında, bir kış boyunca yanan sobanın isinden ve […]

Muharrir Olmak

Bugünlerde Refik Halid Karay’ın külliyatını okuyorum. Birçoğu, çağının siyasi-sosyal meselelerini, zamanın hayatın kıyısına köşesine ittiği, gözden ırak tuttuğu, büyük gündemlerin gölgesinde bıraktığı, ama her birinin fert fert insanların hayatına dokunduğu, ilmek ilmek canını yaktığı gelişmeleri, değişimleri, bir çağın ve medeniyetin yıkılışının serencamını, sosyal-kültürel yıkıntıları, iktisadi-ekonomik buhranları, psikolojik-manevi travmaları içeren romanlardan ve gündelik mecmua ve gazetelerde […]